12 Ocak 2011 Çarşamba

GERÇEK KURBAN KİM?

Kurban Bayramınız kutlu olsun!

Yoksa et bayramınız mı demeliydim? Ya da hayvanları boğazlama bayramı!

Yok, hayır, 9 günlük tatil bayramı demek daha yerinde olur sanırım.

Sizin için Kurban Bayramı neyi ifade ediyor?

Bir ritüel, gelenek, adet, ibadet, tatil…
Sizin de gözünüze çarpan yanlış bir şeyler yok mu bu Kurban tablosunda.

Yılbaşında katledilen çam ağaçları gibi, hayvanları kesmenin mantığı ne?

- Bu bir ibadet. Allah için bu hayvanı kurban ediyoruz.
- Fakirlere et dağıtıyoruz.
- Bize uzun süre bu kestiğimiz kurbanın eti yetiyor. İçimize sinerek yiyoruz, kendi ellerimizle kestiğimiz kurban ne de olsa.
- Bu bayram vesilesiyle eş, dost, akraba ziyaretlerinde bulunuyoruz.
- 9 günlük tatil yapıyoruz.
- Kan akıtarak içimizdeki vahşiyi sakinleştiriyoruz.

İyi güzel de, bunlar mı kurban bayramının en baştaki amacı.

Bunlar mı Allah’ın bu ibadetle inananlardan istediği şeyler.

Her ibadet bir arınmadır!

Kurban ne demek?
- Yaklaşma.

Kime?
- Allah’a.

Nasıl?
- Kurban ederek.

Neyi?
- En sevdiğini. Kimisi için eşini, kimisi için dostunu, çocuğunu, işini, egosunu, ihtiraslarını…

Nasıl yani? Bunu nasıl yaparız?
- Allah İbrahim’e çok sevdiği oğlunu kurban etmesini emretti. Oğlunu kurban edecekken sınavı geçtiğine dair işaret geldi ve bir koç indirildi.

Kurban etmesi gereken İsmail değil, Allah’la arasında perde olan İsmail’in sevgisiydi.

Koç’u keserken aslında insandan istenilen Allah’la arasındaki engelleri, bağlantıyı bozan parazitleri temizlemek. Yaratıcıyla net, sağlam bir ilişkiye sahip olmak.

Peki, Allah’a yakınlaşınca ne olacak?
- Trenin rayları neyse, Müslüman için de İslam odur.
Allah’a yakınlaştıkça, teslim oldukça bizi boyunduruğu altına almış her türlü içsel ve dışsal amirlerin hegemonyasından kurtulmuş olacağız.

Hâsılı, İslam dini flörtü kaldırmaz. Bu tarz bir ilişkiyle bize ancak 'avuntu' kapıları açılır. Oruç tutuyoruz diye aç kalıp, kurban kesiyoruz diye kasaplık alıştırması yaparak kendimizi bir şey zannetmeye devam ederiz.

'Gören gözlere ortalık ışımıştır.'
(Nuri Pakdil)

Zeynep Şehidoğlu

İSTANBUL

19.11.2010

Yazının Yayınlandığı Websiteyi görmek için tıkla...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder