12 Ocak 2011 Çarşamba

ÖLDÜR GİTSİN!

''Süryani olan ailesinin evlenmesine karşı çıktığı Sonay, âşık olduğu Kürt genci Zekeriya ile kaçıp evlendi. Ölümleri ise Sonay’ın ağabeyinin elinden oldu.''

Dünyadaki hiçbir din, birbirini sevip evlenmiş iki insanın sırf dinleri farklı diye öldürülmesine razı gelmez. Velev ki ailelerin rızaları olmasın. Ortada bir suç varsa şayet, o da onları bu duruma sokanlarındır.

Haberi gazetede okuduğumda, o çiftin evlendikleri gün çekilen fotoğraflarına bakakaldım uzun süre, ne kadar da masum bakmışlar objektife. Hayatlarını resmen birleştirdikleri için mutlu ama bunu kaçarak yaptıkları için endişeli bakışlar... Kısa süre sonra öleceklerinden bihaber…

Bu ilk değil, her gün Türkiye’de, dünyada, farklılıklara tahammülü olmayan ve kaba kuvvetle istediklerini yaptırabileceklerini zannedenlerin estirdikleri öfke kasırgasının yerle bir ederek toprağa gömdüğü hayatları seyrediyoruz çaresizce.

Kimi eline sandalye alıyor, kimi yumurta, silah, taş, sopa, cop, bomba… Ve bu şekilde iyi bir şey yaptıklarını sanıyorlar.

Oysa öfkelerinin elinde oyuncak olduklarının ve böyle çocukça tepkilerle acizliklerinin üstünü örtmeye çalıştıklarının farkında değiller. Bu yaptıkları, düşünme yeteneği olmayan yaratıklarla kendini aynı makama oturtmak değil de nedir?

Sonrasında kendileriyle baş başa kaldıklarında ne cevap veriyorlar vicdanlarına? Belki de ilk yaptıkları şey vicdanlarının ağzını bağlamak oluyordur.

Dünya kurulalıdan beri insanlığın bir türlü beceremediği bir meziyet: Farklı olana saygı duymak. Ne kadar zor bir şey değil mi bu, yapılması ne zor iş.

Sözle başa çıkamayınca tekme tokat girişmek rahatlığı varken, karşıdaki insanı saygıyla dinleme, anlama, anlaşma zahmetine katlanmanın ne anlamı var bu âlemde?

Çok alışmış zihinlerimiz düşünmemeye, yorulmamaya, basmakalıplara.

İki dakika kafamızı yorup düşüneceğiz, keyfimiz bozulacak diye ödümüz patlıyor. En çabuk hedefe bizi ne ulaştıracaksa hemen onu yapıyoruz. İlla düşünmek gerekiyorsa, e bunun düşünülmüşü var deyip aklımızın süzgecinden geçirmeden işimize geleni kabul ediyor, davranıyor, yaşıyoruz kısacası...

Arabesk tepkilerle ele geçecek olan sadece koyu vicdan azabı ve masum insanların ahlarıdır.

Vur Bitsin, Öldür Gitsin!!!

Zeynep Şehidoğlu

İSTANBUL

14.12.2010

Yazının yayınlandığı Websiteye gitmek için tıklayınız...
Alıntı yapan siteler için tıklayınız...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder