12 Ocak 2011 Çarşamba

SİZCE HANGİSİ DAHA MAĞDUR?

- Hanımefendi! Sizce hangisi daha mağdur?
- Hım mm, sanırım sağdaki.
- Hangisi?
- Hımım, yok yok soldaki.
- ?!

5 N 1 K sorularına verilen cevapların, ‘anladıysam Arap olayım!’ dedirtecek denli usumuzu şaşkoloza çeviren, her seferinde bu sefer çıktık tünelden dedirten hüzmeye doğru yönelirken, ardından patlatılan mayınlarla umut ışıklarımızı söndürerek karanlık planların üzerimize salındığı bu labirentlerle çevrelenmiş zindandan çıkma şansımız var mı?

Kürt açılımına Evet! Kürtçe eğitime Hayır!

Din dersi ZORUNLU, gereği olan örtü YASAK!

Adı: ‘Haydi kızlar okula kampanyası!’: Şartı: Başı bağcıksız olmak.

Cami’ye Hayır, Kiliseye evet!

Cami’ye evet ama Cemevi’ne HAYIR!

‘Zamanında size de dünyayı zindan eden yasaları değiştirelim mi?’
- HAYIR efendim gerek kalmadı biz artık mazoşist olduk.

Seyirciyken sahnedekini gerine gerine eleştirenler ve sahne alınca eleştirdiklerine aynı yumurta ikizi gibi benzeyenler.

Dinlere karşı tarafsız olmayı gerektiren Laiklik lokmasını sabah akşam geviştirip duran ve durdukça beyinleri dumura uğrayıp, dindarlara ölüm diyenler.

Sürekli âlim Batı’ya kusursuz bir itaat refleksiyle bakanlar, Avrupa’nın Türkiye kadar gelişmemiş olduğu halde sırf dindaş oldukları için bazı ülkeleri birliklerine kattığını ve kendilerinin gözünü ezel ebed korkutmuş olan bir dini temsil ettiğinden dolayı yıllardır Türkiye’ye kapılarında el açtırdıklarını göremeyenler.

Ve kaderin nahoş kırıtmasına bakın ki herkesin çokbilmiş olarak gördüğü Avrupa da ülkemizin başörtüsü yasağını uygulayacak denli inançlı insanların üstünü tükenmeyen kalemlerle yıllardır çizdiğini fark edemiyor.

Hâsılı bu ülkenin her yerini tezatlık ağlarıyla örmüş, farklı iklimlerde ama aynı basiretsizlik seviyesinde yetişmiş olan ‘Örümcek Adam’ların beyinlerindeki iflah olmaz virüsleri temizlemek için nasıl bir anti virüs programı geliştirmek gerektiğine dair ciddi araştırmalara girişmezsek, bu soyu asla tükenmek bilmeyen türlerin her geçen gün kafalarında üreyen hurafelerle alakaya maydanoz olup gündemi sarsmaya, sarstıkça içimizi dışımıza çıkarıp bizi ‘hasta adam’ yaparak çorba diye önümüze attıkları yemleri tasa koyup bize yutturmaya ve her yutkunduğumuzda şifa yerine bela bulmaya devam edeceğiz.

Zeynep Şehidoğlu

İSTANBUL

19.10.2010

Yayınlandığı Website'yi görmek için tıkla...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder