8 Şubat 2011 Salı

'Gözü Olana Gün Işımıştır'*

Sabah kalktım, baktım güneş doğmuş, ısıtmış odayı. Sonra kitaplıktan başını uzatan bir kitap ilişti gözüme. Bir buçuk yıl önce elime aldığım, zevkle okumaya başladığım ve sonra kaybettiğim. Bana geri dönmesinin şerefine alıp okşadım sayfalarını ve işte bana fısıldadıklarından seçmeler:

''Mesela; bir padişah seni belirli bir iş için bir köye gönderse, sen de gidip yüzlerce iş yaptığın halde onu yapmadan dönersen, esasen hiçbir şey yapmamış sayılırsın. İnsan da bu dünyaya bir iş için gelmiştir ve gayesi odur. Eğer onu yapamazsa hiçbir şey yapmamış olur.''(Mevlana, Fihi Ma Fih, s.23)

'' Ey oğul; her taş sürmenin neticesini ondan sonrakinde gör. Sebebi sebep içinde, halkayı zincirde idrak et. Gözünü etraftan çevir de mat edip oyunu kazanıncaya kadar ne oyunlar oynayacağını gör. Laf olsun diye ''Allah'a tevekkül ettim'' deme. Bu, acemice satranç oynayanların Allah'a dayandım demelerine benzer.''

''Dünyada herkes bir başka işle uğraşır. Birisi kadın sevgisine düşer, öbürü mal sevdasına, birisi kazancın peşine düşer, öbürü bilgiye. Bunlardan birinden zevk alır ve hoşlanır. Hepsi de: ''Benim dermanım, saadetim ve huzurum bundadır.'' der ve ona inanır. Esasen bu da Allah'ın bir rahmetidir. Çünkü insan, dilediği, aradığı şeye yönelir. Fakat bulamayınca geri döner, bir an durup düşünür ve kendi kendine: ''Dünya bu kadar boş, bu yaşantı, böylesine boş ve zevksiz olamaz. Bu zevk ve rahmet, aranılmaya değer; belki de ben iyi arayamadım, tekrar arayayım.'' der. Ve yine arar, fakat bulamaz. Böyle arayıp dururken ansızın Hakk'ın rahmeti, perdesiz olarak yüz gösterir. Rahmet yüz gösterdikten sonra da tuttuğu yolun, gerçek yol olmadığını anlar.

''Mal, kadın, elbise... Dünyanın her şeyi bir başka şey için gereklidir. Özü, kendisi esasen gerekli değildir bunların. Görmez misin? Yüz bin dirhemin olsa ve sen de aç kalsan, hiç de ekmek bulamasan, o paraları yemen, onlarla karnını doyurman mümkün mü? Elbise, soğuktan korunman için gereklidir. Bunun gibi bütün şeyler zincir gibi birbirine bağlı olarak ta Aziz ve Celil olan Allah'a kadar uzayıp gider. İstenilen, aranılan O'dur. O'nu, O'ndan daha aşağı bir şey için istemek de mümkün değildir. İşte veliler sonucun O'nda olduğunu, O'na erişmekle bütün arzularına kavuşacaklarını bilirler.'' 


*Fethi Gemuhluoğlu

Bu alıntılar Osman Nuri Küçük'ün Fihi Ma Fih Ekseninde Mevlana'nın Görüşleri (Rumi Yayınları, 2006) adlı kitabından yapılmıştır.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder