8 Mart 2011 Salı

Yüzyıllık Kadın Ezmesi

Birleşmiş Milletler Örgütü, 16 Aralık 1977’de 8 Mart’ı Dünya Kadınlar Günü ilan etmiş. Etmiş de ne olmuş?

1977’den bu yana kutlanan bugünün kime ne faydası dokunmuş? Bugünü dünyaca kutlayarak değişir mi zihniyetler sizce?

Yine bugün anlatıyor bir lisenin Rehber Öğretmeni, bir öğrencisinin babasının annesine yaptıkları:
Baba anneyi sudan bir sebep yüzünden odaya kapatıp dövmüş, büyük kızı annesine ne yaptığını sorunca adam ikisine birden girişmiş. Yetmemiş demir çubuktan da yardım almış. Öğleyin başlayan dayak seansı akşama kadar devam etmiş. Kadın bayıldıktan sonra da numara yapıyor diye devam eden adam, kızının kendisini durdurmaya çalışması üzerine eve adım atmasını yasaklamış. Kadın ve kızı, erkek kardeşinin yanında kalan annesinin yanına sığınmak zorunda kalmış. Bu arada kızkardeşini bu şekilde gören erkek kardeş sinir krizi geçirmiş. Diğer yandan yenge hanım onların evde kalmasını istemiyormuş. Bu arada babayla evde kalan 4 kız daha var, yemek yapmayı bilemeyecek yaşta bu çocuklar.

Evet. İşte durum böyle. Kim elinden tutacak şimdi bu kadının? Gidecek hiçbir yeri olmayan, sadece eş ve anne olmaya kendini adamış bu kadınların akıbeti ne olacak? Bu soruyu en çok da kadının iş hayatına atılmasını eleştiren, kadının kendi ayakları üzerinde durma çabasına bir anlam veremeyen insanlara soruyorum.


Kocasından şiddet gören, boşanınca da gücünün son damlasına kadar çalışıp çocuklarına tek başına bakmak zorunda kalan kadınlar... (Ayrıca toplumumuzun boşanan kadınlara nasıl bir gözle baktığını da hatırlamak lazım burada. Dul bir kadın olmak ve ayakta kalabilmek bu ülkede herkesin harcı değil.)

Kocasından şiddet görmese de evde aşağılanan, yaptığı ev işlerinin ve çocuk büyütmenin işten sayılmadığı kadınlar da var daha. 'Bütün gün evdesin, ne yapıyorsun ki?' diyenden tutunda 'Ev işlerini de sen yapacaksın, çocuklara da sen bakacaksın, süper kadın olacaksın’
diyenlere kadar geniş bir erkekler güruhu sözkonusu.

Yıllar önce otobüs durağında beklerken bir teyzenin kulağıma fısıldadıkları: 'Aman kızım okuyun, mesleğiniz olsun elinizde. Bak benim kocam öldü, kalakaldım ortada, çok zorluk çektim.’

Hemcinslerinin başlarına gelen felaketleri görerek büyüyen kız çocuklarının başka bir alternatifi varmış gibi hala kadının çalışmaması gerektiğini söyleyenlere sözüm. Var mı bir çözümünüz bu sorunlara?
Gerçi çalışmakla da bitmiyor sorunlar, bu seferde bütün gün işte, eve gelince de evde çalışan kadınların bükülen belleri söz konusu. Erkek işten eve gelince ayaklarını uzatır, tam tekmil hizmet bekler, emekli olunca da eski yaşantısını yine aynen devam ettirir, kadın ise ölene kadar devam eder ırgatlığa. (Bu arada okuyan ve çalışan kadınların çocuklarına okuyamamış ve paraya ihtiyacı olan kadınlar bakıp büyütüyor. Ortaya nasıl bir nesil çıkacak, varın siz hesab edin.)
Kaynanalar bile okumuş, çalışan geline farklı muamelede bulunuyor bu ülkede, hatta oğullarına çalışmayan bir gelin almak istemiyorlar. Neden? Oğulları tek maaşla ev geçindirirken yorulur, yıpranırmış çünkü.

Tüm bunların yanında bir de iş dünyasında kadınlara uygulanan ikinci sınıf vatandaş muamelesi var.

Kadın evde ezildi, iş hayatında da ezilmeye devam ediyor. Kocaman bir çıkmazın içinde debelenip duruyor yıllardır. Alın size en alasından yüzyıllık bir Kadın Ezmesi.
Siz, dindarından en inanmayanına kadar bu zulmü işleyen insanlar: erkek çocuklarını bu bilinçten uzak yetiştiren anneler ve onlara yanlış örnek olmaya devam eden babalar! Öyle bakmayın etrafınıza size sesleniyorum. Kendinize gelin artık, bırakın saçmalamayı, ezmeyi, tokatlamayı, görmezden gelmeyi. Unutmayın bu kadın ezmesini yemeye devam ettiğiniz müddetçe siz de rahat edemeyeceksiniz. Çaresiz kalmış kadınlar ve ortada perişan olan çocukların mutsuzluğu size de hayatı zindan edecek. O yüzden varın vazgeçin artık bu ezme haltını işlemekten.

Bu arada kimse beni feministlikle suçlamaya kalkmasın, varsa cevabı bu sorulara onlardan bahsetsin.

Yazının yayınlandığı Websiteye görmek için tıkla!

1 yorum:

  1. https://m.facebook.com/İlgisiz-mutsuz-kadınlar-165912690577108/

    YanıtlaSil